Beynin Sırları (10.Bölüm)

Beynin Sırları (10.Bölüm)

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ, Beynin nasıl bağımlı olduğunu, bir şeyi çok sevmek ve onu istemekle bağımlı olmak arasında nasıl bir farkın olduğunu, bazı maddelerin bağımlılık yaparken bazı maddelerin neden bağımlılık yapmadığını ve bağımlılık yapıcı maddelerin beyin üzerinde nasıl bir etki gösterdiğini ve Antidepresanların bağımlılık yapıp yapmadığını anlatıyor..

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Sıkıntı, zaman ve çevre baskısı, kaçma, kurtulma ve daha fazla mutlu olma isteği, sorunlarla mücadele edememe ve mutsuzluk…

Günümüzde milyonlarca kişi bu ve bunun gibi durumlarla daha kolay mücadele ettiğini düşündüğü ve daha iyi hissettiği için farklı şeylere bağımlı hale geliyor. Peki, acaba beyin nasıl bağımlı oluyor?

BEYİN NASIL BAĞIMLI OLUYOR?

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı olan ve Amerika’da John Hopkins Üniversitesinde Alkol ve Madde Bağımlılığı Üst Uzmanlık eğitimini tamamlayan Prof.Dr. Berna Diclenur Uluğ’a göre BAĞIMLILIK önemli bir “Halk Sağlığı Sorunu”.

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Bağımlılık sorununun başlangıç yaşı artık oldukça erken. Toplumda çocukların, gençlerin alkol ve diğer maddelerle karşılaşmaları oldukça erken yaşta olabiliyor. Bu durumda da alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler söz konusu olduğunda gerçekten bir bağımlılık sorunu ortaya çıkıyor ve buna bağlı diğer tıbbi ruhsal problemlerle gibi sosyal ve yasal problemlerle de karşılaşıyoruz.”

Bir şeyi çok sevmek ve onu istemekle bağımlı olmak arasında acaba nasıl bir fark var?

bagimlilik-ve-akil

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Öncelikle bağımlılık yapıcı bir maddenin kullanılması bununla karşılaşılması gerekiyor. Bu karşılaşmadan sonra etkilerinden hoşlanıldığı için kullanılan maddenin veya alkolün herkeste değil ama özellikle risk faktörleri taşıyan insanlarda bağımlılık gelişiyor. Her içki içen alkolik olmuyor ama eğer kişide bir genetik yatkınlık varsa ya da başka bir psikiyatrik hastalık varsa (dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, anksiyete bozukluğu) ya da çok kaygılı, evhamlı gençlerde çocuklarda bu karşılaşmanın sonucunda madde veya alkol etkisi belli bir rahatlama ya da unutma sağladığı için tekrar tekrar kullanma söz konusu oluyor. Bu tekrar tekrar kullanmada giderek bağımlılık sürecini geliştiriyor. “

Kişi aradığı rahatlamaya ulaşmaya başladığı andan sonra bu maddeyi arar hale geliyor. Ve beyinde bu madde bir dayanıklılık geliştiriyor.

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Başlangıçta aldığı miktar, istediği etki için yeterli olmadığı için kullanılan miktar artıyor. Kullanma sıklığı artıyor. Kullanmadığı zamanlarda maddeyi yoksunluk veya kesilme belirtileri dediğimiz bir takım hem bedensel, fizyolojik hem de ruhsal belirtiler, dikkat bozukluğu, unutkanlık gibi dikkatini toplayamama, aşırı sinirlilik, aşırı gergin olma, huzursuz olma gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Bu bir Yoksunluk Sendromu. O yoksunluğu yatıştırmak için kişi tekrar madde kullanmak zorunda. Bu bir kısır döngü yaratıyor.”

Sonraysa kişide yavaş yavaş kontrol kaybı oluşmaya başlıyor. Kişi bu noktada bağımlı olmak üzere olduğunun farkına varamıyor. Çünkü her zaman mantıklı sebepleri oluyor.

bagimlilik

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Bağımlılık yapıcı maddeye herkesin çeşit çeşit başlama nedenleri var. Kimi keyif alıp rahatladığı için kimisi de sosyal nedenlerden ya da meraktan başlıyor. Bir gruba girmek ya da bir guruba ait olmak için veya etrafta kullanan insanlardan etkilenerek kullananlarda var. Aile içinde yaşanan sorunlar, bir depresyonu, anksiyeteyi, evhamı, kaygıyı yatıştırmak içinde kullananların sayısı da az değil. Bunun yanı sıra dikkat eksikliğini gidermek ve dikkatini toplamaya yardımcı olması içinde kullananlar da var. Dolayısıyla buna başlatan değişik sebepler var.”

madde-bagimliligi

Bu noktada kişiler başka bir savunma mekanizması geliştirip bırakmaya dair düşünceleri planlamaya başlıyor ve genellikle istedikleri zaman bırakabileceklerine dair düşüncelere sığınıyor.

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Bunun mümkün olmadığını görüyoruz. Buna kontrol kaybı diyoruz. O zaman tabii ki toplumsal hayat etkileniyor, okul etkileniyor, çocuk, genç veya erişkin diğer işlerini ihmal eder hale geliyor. Maddeyi bulmak için, madde etkisi altında ve bundan kurtulmak için geçen zamanlar o kadar artıyor ki, kişi normal işlevlerini göremez yapamaz hale geliyor ve zararlar başlıyor.”

Kontrol kaybı yaşanmaya başladıktan sonra bağımlılık artık sadece bilişsel bir süreç olmaktan çıkıyor.

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Ve bu beyinde hem akut, kısa süreli kullanıldığı anda bir takım uzun süreli değişiklikler yaratıyor. Zaten az önce söylediğimiz gibi, madde tekrar tekrar alınıyor ve kontrol kaybı da oluşmaya başlıyor. Ve bu süreçte beyinde gerçekten bir takım önemli değişiklikler oluyor. “

prefrontal-korteks

BEYİN NASIL BAĞIMLI OLUYOR?

Beynimizin ön lobu muhakeme ve iradeden sorumludur. İnsan muhakeme yeteneği sayesinde bir takım zararlardan uzak durmayı başarabiliyor. Ancak bağımlı kişilerin beyinlerinde aynı şeyden söz etmek mümkün değil.

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Madde bağımlılarının beyninde Beyin Görüntüleme Teknikleri ile gösterilebilen bir şey gerçekleşiyor. Gerçekleşen bu şey; beynin ön lobu olan prefrontal korteksin işlevlerinin bozulmasıdır. Buradaki bir takım glükoz metabolizmasına kan akımına bakan çalışmalarda görülüyor ki burada bir hipoaktivite var yani etkinlik düşüşü var. İşte bu ne demek? Demin kontrol kaybından söz ettik. Kişi bedensel ya da sosyal zararlar gördüğü halde ve bırakmayı düşündüğü, istediği halde madde isteği ve arayışı oluyorsa içinde (çok güçlü bir istektir bu) kişi bunu kontrol edemiyor. Yani o madde isteği en önemli motivasyon haline geliyor. Ve o yönde davranış gösteriyor. “

Peki, neden bazı maddeler bağımlılık yaparken bazı maddeler yapmıyor? Bağımlılık yapıcı maddeler beyin üzerinde nasıl bir etki gösteriyor?

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Beyinde bir ödül merkezi veya haz merkezi dediğimiz bir merkez var. Bağımlılık yapıcı maddeleri diğerlerinden ayıran özellik bu merkez üzerindeki etkileridir. Bize çok sık gelen bir soru var. Antidepresan bağımlılık yapar mı? Biz diyoruz ki; Antidepresan bağımlılık yapmıyor. Çünkü bağımlılık yapıcı maddelerin bir listesi var. Bunun sebebi birer istasyon olarak düşünülen beyindeki ventral tegmental alandan nucleus accumbense, merkezlere, çekirdeklere beynin özel bir yolu var. Haz yolu veya ödül yolu da dediğimiz bu yolda dopaminerjik aktivite artıyor. Özellikle bağımlılık yapıcı maddeler beynin bu merkezine etki etmek suretiyle bağımlılık geliştiriyorlar. “

bagimlilik-yapanlar

Günümüzde birçok bağımlılık çeşidi bulunuyor. İnternet bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı, sigara, alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı ve kumar bağımlılığı gibi. Peki, birbirinden farklı bu bağımlılık türlerinin beyinde yarattığı değişimler farklı mı?

Prof.Dr.Berna Diclenur Uluğ
“Diğer davranışsal bağımlılıklarda da beyinde benzer değişmeler oluyor. Mesela ödül konusu.. Kumar oynayan kişilerde küçük kazançlar aynı şekilde o az önce bahsettiğimiz dopaminerjik yolda etkinlik artışına yol açıyor. Oradan bir pekişme, -oradan bir kazanç oldu ya- orda bir etkilenme var ve o etkiyi tekrar tekrar arama var. O bakımdan diğer davranışsal bağımlılıklarda madde bağımlılığı ile çok benzer yönler taşıyor. “

Sosyal Medyada Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.