Beynin Sırları 12: Zeka

Prof.Dr.Özgür Öner ve Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu Zihnin tanımını, IQ testlerinin zeka testlerinde ne kadar gerçeği yansıttığını ve G Faktörünün tanımlarını yapıyorlar.

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Zekânın ne olduğu ile ilgili tartışmalar yıllardan beri sürüyor.

zeka

Kimilerine göre “Hüküm verme ve kendi kendini aşma kapasitesi”, kimine göre “Sorunları halletme yeteneği”, kimine göre ise birçok “Düşüncesel Yeteneklerin Karışımı”.

Otizm, Epidemiyoloji, Beyin Görüntülemesi, Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu konularında uzmanlaşmış bir isim olan Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Öğretim Üyesi olarak bilimsel çalışmalarını sürdüren ve Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinde Araştırmacı olan Prof.Dr.Özgür Öner’e göre “Zeka”;

“Genel bir yargılama, plan yapma, problem çözme, sorunların temelini anlayabilme ve deneyimlerinden öğrenebilmeyi kapsayan genel bir yetenektir..”

Otizm, şizofreni, psikiyatri genetiği gibi konular üzerinde uzmanlaşmış bir isim olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi ve Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinde Araştırmacı olan Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu’na göre ise “Zeka”;

cem-atbasoglu

“Zekâ sorun çözme kapasitesi olarak en çok tanımlanıyor. Zekânın standart olarak değerlendirilmesi geçtiğimiz yüzyılda öğrenme zorluğu çeken çocukları sınıflandırmak için kullanılmış bir kavram ve nümerik (sayısal) olarak ifade etmeye gayret edilmiştir. Burada da şunu yapmaya çalışmışlar. Kendi yaşındaki kendisine benzer olan norm diyebileceğimiz ortalamayı temsil edenlerden bir kişinin ne kadar farklı olduğunu göstermek üzere IQ adı verilen bir ölçme değerlendirme tekniği ile kendi normunu oluşturan gruptan kıyaslanması ile değerlendirilmesidir. Burada en büyük zorluklardan bir tanesi bu ölçme değerlendirmenin kültür gibi farklı etmenlerle zaman içinde değişebildiği için norm olanının her yerde aynı olması mümkün değildir. Böyle olunca da insanları IQ ile sınıflandırmak ve tek sabit bir özellik olarak zekadan söz etmek yanlış belkide en çok vurgulanması gereken şeyde budur. Zekâ bir adaptasyon, bir uyum gösterme kapasitesi olarak değerlendirilmeli ve öğrenilmiş olandan, nihai üründen yani kişinin şu an yaptığı ortaya çıkardığından, gelmiş olduğu konumundan bağımsız olarak öğrenme kapasitesi ve beceri geliştirme kapasitesi olarak anlaşılmalıdır.”

Zekâdan bahsederken onu belirleyen tek bir unsur vardır ve herkes için bu unsurlar aynıdır demek bu anlamda imkânsızdır. Çünkü zekâ birçok şeyin birleşimi sonucunda ortaya çıkıyor.

Prof.Dr.Özgür Öner
“Bilimsel değerlendirmeler 19.yüzyılın sonunda başlıyor ve 20.yüzyılda devam ediyor. Burada çok ilginç bir gözlem yapıyorlar. Yaptıkları gözlem şu; dikkatle ilgili, bellekle ilgili veya bir sorunu çözmeyle ilgili testler tek tek verildiği zaman bu testlerin toplandığında hepsinin birbiriyle ilişkili olduğu görülüyor. Daha sonra bu her türlü bilişsel işlemi ölçen testle yapıldığında yine bunların hepsi ile bir şekilde pozitif ilişkisi olduğu görülüyor. Yani bu şu anlama geliyor. Dikkatiniz ne kadar iyiyse belleğiniz o kadar iyidir, belleğiniz ne kadar iyiyse öğrenmeniz o kadar hızlıdır ve tepki süreniz o kadar kısadır. Bunları hepsi birbiri ile ilişkilidir. Daha sonra 1920 lerin başında bir istatistik yöntem geliştiriliyor. Ve faktör analizi denen bir yöntemle bütün bu testlerin ortak bir bileşeni olduğu anlaşılıyor. Bu bileşenin ne olduğu hala henüz tam olarak tanımlanmış değildir. Bu bizim zekâ testlerinde bulduğumuz zekâ puanından farklı bir şeydir. Zekâ puanı bunu tam olarak yansıtmıyor. Bu öyle bir şey ki buna G Faktörü deniyor. Bu G Faktörü denen faktör bir kişinin hem dikkat, bellek, hem yargılama, soyutlama, aritmetik, bunların hepsinin de gelebileceği kapasiteyi belirleyen bir faktör olarak ortaya çıkıyor.”

mind

Zekâ puandan bağımsız olarak hesaplanan ve bir insanın yaşamı boyunca ilerleyeceği yollar hakkında ciddi ipuçları veren G Faktörü düşük olduğu zaman bir insanın genel becerisinin yüksek olma ihtimali nerdeyse yok. Ve G Faktörü nerdeyse kişinin yaşamındaki her şeyle ilişkilidir.

Prof.Dr.Özgür Öner
G Faktörü her şeyle ilişkilidir.. Kiminle evlendiğinizle, ne iş yaptığınızla, ne kadar para kazandığınızla, hapse girme riskinizle, bunların tamamında belirleyen faktör ortaya çıkıyor. O yüzden bu şekilde baktığımız zaman zekânın ne yönü varsa hepsiyle ilişkili olan bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Bu şekilde bakıldığı zaman zekâ denen şeyin aslında karmaşık bir yapı olduğunu anlıyoruz. Zaten bu konu hakkında pek çok araştırmacı arasında halen bir görüş birliğine varılamamasının nedeni de budur.”

iq

Tanımında farklılıklar olan ve hala araştırılmaya devam eden zeka konusu için belli bir takım testler yapılsada zeka testlerinin sonuçları kişileri fazla etkilememeli ve her alanda herkesin eşit yeteneğinin olmayacağını dikkate almak gerekli.

Prof.Dr.Cem ATBAŞOĞLU
“Kategorilerle düşünüldüğü zaman bir tür damgalama ihtimali her zaman artıyor yani yüksek, düşük veya üstün geri gibi değerlendirmeler her zaman için damgalama niteliği taşıyor ve ortalamalara bakıldığı zaman kişilerin özel alanlardaki becerilerini de görmezden gelme ihtimali ortaya çıkıyor. Yani sözgelişi iyi olduğu belli alanlar olmasına rağmen belli alanlarda zorluk çekiyorsa bir kişi ortalaması daha düşük çıkabiliyor. Özellikle yeteneği belli alanlarda çok üstün kişilerde becerilerin başka alanlarda onunla uyuşmayacak kadar düşük olabildiğini görüyoruz. Ama şu tarifi yapmak en doğrusu zannediyorum. İşlem belleği dediğimiz bir özellik. Zekâ ile hemen hemen bazı kişilerle eş anlamlı olarak kullanılacak kadar temiz bir kavram. Ama önemli olan nokta burada şu; kapasite var yani herkes için bir sınırlılık var. Sözgelişi ortalama kişinin üst üste söylenen 7 rakamı size hemen tekrar edebileceğini biliyoruz. Bu 8 olabilir bazı kişilerde 9 olabilir ama 20 olduğu seyrektir ya da yoktur. İşte bu tür bir zekâ yani bu tür bir işlem belleği yani yeni bilgiyi zihinde tutup onunla işlem yapabilme kapasitesi sinir bilimde karşılığı en iyi gösterilmiş olan insan özelliklerinden bir tanesidir”.

mind_map

Kalıtım, çevresel etmenler, ve eğitim gibi faktörlerden etkilenen zeka için beynin bir bölgesinden bahsetmek acaba mümkün mü?

Prof.Dr.Cem ATBAŞOĞLU
“Sinir bilimlerinin her zaman yapmaya çalıştığı ve hep hayalinde olan şey herhangi bir insani özelliğin beyindeki tam karşılığını söyleyebilmektir. Bu zekânın geneli için elbette mümkün değildir. Eskiden frenoloji denen ve artık hiç rağbet görmeyen bir şey vardır. Hangi özellikten beynin hangi bölgesi sorumludur? Hırstan neresi sorumlu, kıskançlıktan neresi sorumlu, mutluluktan neresi sorumlu, zekâdan neresi sorumlu gibi. Bunu yapmaya imkân yok ama belli becerilerin beynin hangi bölgeleri ile ilişkili olduğunu iyi biliyoruz. Mesela sözel becerilerimiz yada görsel uzaysal becerilerimizin beynin belli bölgeleri ile ilişkili olduğunu biliyoruz. Bunları tespit etmek işlevsel görüntüleme yöntemleri ile manyetik rezonans görüntülemenin işlev sırasındaki kan akımı değişikliklerine bakılarak kullanılması ile mümkün oldu. Ama zekayı göstermek gibi bir imkan elbette yok..”

Frenoloji (Yunanca: φρήν, frēn, “zihin”; ve λόγος, logos, “bilgi”) kelimelerinden oluşturulmuştur. Frenoloji kişinin kafasının şeklinden onun karakterini, kişiliğini ve suça yatkınlığını belirleme iddiasında olan bir teoridir. Alman doktor Franz Joseph Gall tarafından 1800’lerde geliştirilmiş ve 19.yüzyılda çok popüler bir teori olmuştur. Frenolojinin bir önbilim (protoscience) olarak beynin zihnin bir organı olduğu ve beyindeki belirli bölgelerin spesifik işlevler için örgenleştiğini şeklindeki görüşleriyle tıp bilimine katkıda bulunmuş olmakla birlikte günümüzde artık bir tür sözdebilimdir. (wikipedia)

http://www.trtokul.com.tr/

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TurkeyEnglishFrenchRussia