Beynin Sırları 19: Uyku

İnsan Beyninin Müthiş Sırlarını çözmeye yönelik TRT’nin 39 Program olarak hazırlamış olduğu “Beynin Sırları” Programının 19. Bölümde; Prof.Dr. Metehan Çiçek ve Prof.Dr. Aslıhan Dönmez bizlere Beyin ve Uyku arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu, uyku evrelerinden ve son olarak Uyku Öğrenme arasındaki ilişkinin neler olduğundan bahsediyor. 

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Bir garip durum..UYKU. Yaşamımızın nerdeyse yarısını uykuda geçiriyoruz. Bilincin yitirildiği, beden kontrolünün kaybolduğu ve zihnin farklı âlemlere daldığı uyku sürecinde acaba neler yaşıyoruz ve neden uykuya ihtiyaç duyuyoruz?

metehan-cicek

Uzaysal Algı, Çalışma Belleği, Zaman Algısı gibi konular özel ilgi alanları arasında yer alan Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinin kurucularından ve Merkezin Müdürü olan Ankara Üniversitesi Fizyoloji A.D.Öğretim Üyesi Prof.Dr. Metehan Çiçek’e göre uykunun en temel kaynağı;

“Bu konu tam olarak anlaşılmasa da neden uyuduğumuza dair bazı görüşler var..Bu görüşlerden en önemlisi uykudayken enerji ihtiyacımızın tekrar karşılandığına dair olandır. Beynin şöyle bir handikapı var: Sadece ve sadece glikoz istiyor ve onu fazla depolayamıyor. Dolayısıyla devamlı ihtiyacı var. Glikojen depoları (glikoz elde ettiğimiz molekül) çok sınırlı olduğundan uykuda bu depoları yeniliyor ve kendini bir sonraki güne hazırlıyor.”

aslihan-donmez

Özel ilgi alanları arasında Nörobilim Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Travmada Grup Terapisi gibi konular olan, 2005-2015 yıllarında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyeliği yapan ve şu an NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesinde Psikiyatri Uzmanı olarak görev yapan Prof.Dr. Aslıhan Dönmez’ e göre ise uyku beden için dinlendirici ancak beyin için….

“Uyku gece boyunca dışsal uyarılara kapalı olduğumuz bir zihinsel durum olarak tanımlanabilir. Ama uykuyu pasif bir süreç gibi düşünmemek lazım. Uyku aslında beden için pasif bir süreç. Bedenin dinlendiği bir süreç ama beyin aktivitelerinin yoğun olarak devam ettiği bir dönemdir uyku. Biz bu beyin aktivitelerini elektro fizyolojik kayıtlarla ölçebiliyoruz.”

Canlıların neden uyuduğunun sebebi tam olarak bilinmese de uyku sürecinde beynin moleküler anlamda yenilendiği, boşalmış kalsiyum depolarını doldurduğu, proteinlerin sinir hücreleri boyunca taşındığı ve moleküler düzeyde mitokondri (hücre organellerinden biridir. Boyları 0,2-5 mikron arasında değişir. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Bazı hücreler tek bir büyük mitokondri içerebilse de mitokondriler hücrelerde çoğunlukla fazla sayılardadır. Sayıları hücrenin enerji ihtiyacına göre değişir. Özellikle kas ve sinir hücreleri gibi enerji ihtiyacı fazla olan hücrelerde çok sayıda mitokondri bulunur.) gibi bir takım yapıların yenilendiği biliniyor. Bilinen bir başka  gerçekse uyku ve öğrenme ilişkisi..

Prof.Dr. Metehan Çiçek
“Uykunun bir diğer faydası da bir önceki gün öğrendiklerimizin sağlamlaştırma işlemi olabilir. Uykunun bellekle ilişkili bir yönü de varmış gibi gözüküyor. Uyku, beynin tüm vücudun ve kasların dinlenmesini sağladığı gibi bir önceki gün ya da önceki günlerde öğrenilenlerin sağlamlaştırılması ile ilişkili olabilir diyebiliriz.”

Prof.Dr. Aslıhan Dönmez
“Ayrıca uyku ile öğrenme ve belleğin çok yakından ilişkili olduğu günümüzde düşünülüyor. Uyku sırasında bir takım gün içinde edindiğimiz bilgilerin gözden geçirilmesi ve gerekli görülenlerin bellek depolarında sağlamlaştırılması sürecinin devam ettiği düşünülüyor.”

Uyku, beynimizin öğrendiği bilgilerin pekiştirmesi ve bilgileri depolayabilmesi adına çok önemli bir süreç. Uyku sırasında ki en etkili öğrenme ise gece uykusunun rem uykusu adı verilen özel bölümlerinde gerçekleşiyor. Peki acaba diğer uyku evrelerinde beyin neler yaşıyor?

sleep-and-brain

Prof.Dr. Aslıhan Dönmez
“Aslında uykunun farklı evreleri var. Her evrede farklı aktiviteler görmek mümkün. Öncelikle “Evre 1” dediğimiz daha yüzeyel bir uyku evresi var buna uykuya geçiş sürecide diyebiliriz. Beyin aktiviteleri uyanıklıktaki aktivitelere benziyor bu süreç içinde. Daha sonra “Evre 2” ye geçiyoruz. Bu da aslında yüzeyel uyku olarak geçiyor ama beyin aktiviteleri biraz daha yavaşlamış durumda “Evre 2’”de. Daha beynin alt bölgelerinden kaynaklanan bazı beyin dalgalarını görebiliyoruz elektro fizyolojik kayıtlarda. Uykunun önemli bir kısmı “Evre 2”de gerçekleşiyor. Sonra “Evre 3” ve “Evre 4” geliyor. Bunlar Derin Uyku evreleri..Uyanıklık sırasında görmediğimiz daha delta aktivitelerinin elektro fizyolojik olarak görebiliyoruz bu derin uyku evrelerinde. Ve daha sonra Rem dediğimiz hızlı göz hareketlerinin olduğu ve rüyaların çoğunlukla görüldüğü evre başlıyor. Rem döneminde aslında beyin çok aktif. Nerdeyse uyanıklık düzeyine yakın bir aktivasyon söz konusu..”

brain-activities

Prof.Dr. Metehan Çiçek
“Kişi bu evreleri nasıl geçiyor. Uykuya daldığınız anda yavaş dalga uykusunun  1, 2 ve 3’üncü dönemlerine giriyoruz. Delta ve Teta en derin uykuya kadar giriyoruz. 90 dakika kadar sonra rem dönemine giriyoruz. Bu da bir müddet alıyor. Mesela çocuklarda uykunun %25’ini  rem dönemi kaplıyor. 90 dakika sonra ne oluyor? Bu tekrarlıyor. Yani sonuçta bir uyku dönemi 7-8 saat diye düşünürsek bunun içinde 3-5 kez bu döngünün tekrarladığını söyleyebiliriz. Yani 1,2,3,4’üncü uyku dönemi, sonra Rem dönemi, ardından tekrar bu dönemler tekrarlıyor.”

4 evresi bulunan uykuda acaba beyin dış uyarılara ne oranda tepki verebiliyor?

Prof.Dr. Aslıhan Dönmez
“Uyku sırasında genel olarak beynin çevreden gelen duyusal uyarılara kapalı olduğunu düşünüyoruz. Bunları algılama özelliği biraz yoğun daha olan beynin dış kabuğu diyebileceğimiz korteksin devre dışında olduğunu düşünüyoruz. Fakat korteksin tamamen devre dışı kalması söz konusu değildir. Eğer öyle olsaydı bizim buna beyin ölümü dememiz gerekirdi. Dolayisiyle kolaylıkla bu korteks tekrar devreye girebiliyor. Ufak bir dış uyaran bile kortekste belli bir bölgeyi uyarıp devam ettiği sürece ya da yeterince şiddetli olduğu sürece bizim uyanmamıza neden olabilecek büyük bir uyaran haline dönüşebiliyor.”

funny-sleeping-baby

Korteksin bu önemli uyarıcı etkisi sayesinde uykudan uyanabiliyoruz. Ancak bir süre sonra tekrar uyuma ihtiyacı hissediyoruz. Ve bu döngü her 24 saatte bir tekrar ediyor.

Prof.Dr. Metehan Çiçek
“Bu 24 saatlik ritim ve uykunun ritmi nasıl ortaya çıkıyor? Bu önemli bir soru insan için. Bununla ilgili yapılan deneylerde kişiler karanlık bir ortama bırakılmış. Ve görülmüş ki 25 saatte bir uyku uyanıklık devam ediyor. Öyleyse aslında bu deneyin zaten oluşturulmasında birinci faktör deniyor ki aydınlık ve karanlık aslında uyku uyanıklık döngüsünü oluşturuyor. Sonuçta bizim 24 saatte bir uyuyup uyanmamızın asıl nedeni güneş ve dünyanın etkileşimi. Fakat güneş ve dünya ile ilgili etkileşimden tamamen soyutlandığımız karanlık bir ortamda nasıl bir durum gözleniyor?  İşte burada suprakiazmatik nükleus dediğimiz bir çekirdek çıkıyor. Hipotalamus çekirdeği önemli gözüküyor. Burada herhangi bir sinyal gelmese de Gen ekspresyonu genlerin proteinleri sentezlemesinin ritmik olması yoluyla saat genleri gibi genlerin  bu ritmi ortaya çıkarttığı söyleniyor. Yani genler ritmik bir şekilde ekspresse oluyor ve 24 saatlik bir ritim bu şekilde sağlanıyor. Bu ritme gün ışığı ve karanlık döngüsü  sanki saatleri ayarlama enstitüsü gibi yardımcı oluyor.”

Sağlık alanında geçmişte ütopik bulunan bir çok şeyin bugün son derece kolay ve uygulanabilir olduğu düşünüldüğünde bilim dünyasının bugün cevabını bulmak istediği sorular, yakın zamanda çözüme kavuşabilir.

Prof.Dr. Aslıhan Dönmez
“Uyku sırasında beyin aktiviteleri yönlendirilebilse mesela bir takım bilgilerin öğrenilmesi tamamen uyku sırasında olabilse herhalde bu bilim için önemli bir gelişme olur. Beynin sırlarının çözülmesi açısından önemli bir adım olur.”

http://www.trtokul.com.tr/

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TurkeyEnglishFrenchRussia