Beynin Sırları 03: Bellek

Bu bölümde Bellek, Hafıza, Kısa Süreli Bellek ve Uzun Süreli Belleğin ne olduğunu, Kapasitemizin sınırı var mı? Kapasitemizi etkileyen faktörler nelerdir? sorularının cevabını konunun uzmanları olan Prof.Dr.Banu Cangöz ve Prof.Dr.Metehan Çiçek’den öğreniyoruz.

Dış Dünya ile sürekli iletişim halinde olan beynimiz her gün yeni bilgiler öğreniyor. Dış Dünyadaki uyarıcıların zihnimizde kodlanması, depolanması ve gerektiğinde de kullanılmak üzere geri getirilmesi işini ise belleğimiz yani bir başka deyişle hafızamız yapıyor.

Bellek Süreçleri, Bilişsel Psikoloji, Bilişsel Nöropsikoloji ve Klinik Nöropsikoloji gibi konularda uzmanlaşmış bir isim olan Hacettepe Üniversitesi Psikoloji A.D. Öğretim Üyesi ve Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinde Araştırmacı olan Prof.Dr.Banu Cangöz’e göre “Bellek”;

“Aslına bakarsanız “Bellek” kim olduğumuz yani bir insanın kim olduğu hakkında bir şeyler söyleyebilmesi için Belleğinin bir geçmişinin olması lazım.”

bellek

Belleğin 3 temel işlevi vardır;

*Kaydetmek
*Depolamak
*Geri Getirmek

Beyinlerimizin bu işlevleri ele alışı farklılıklar gösteriyor. Tam da bu noktada Kapasite sorusu akla geliyor.

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Kapasite dediğimiz şey depolama ile ilgili bölüm. Ne kadar kapasiteniz var depolayacak? Aslına bakarsanız insanın bilinçli olarak depolayacaklarının kapasitesi çok sınırlı.. 7 artı eksi 2 birimle sınırlı. Yani insan belli bir anda tek tek sunulan uyarıcıları en az 5 en fazla 9 birim olacak şekilde aklında tutuyor. Bütün insanlarda bu kapasite adildir. Biz buna “Kısa Süreli Bellek” diyoruz. Kısa Süreli Bellek bir şeyi hatırlamamız gerektiğinde, yeni bir bilgiyi depolamamız gerektiğinde bu kadar birime izin veriyor insan zihni (insan bilinci). Örneğin 20 birimlik bir sayı dizisi size söylesem; 3,6,5,8,2 gibi böyle uzayıp giden bir dizi.. Hadi şimdi bunu bana aynı sırada geri söyleyin desem, tek tek hiçbir strateji kullanmaksızın bana geri söyleyebileceğiniz madde sayısı 9’u geçmeyecektir. Ortalama bir insanda bu 7’dir. Sihirli 7 rakamı diye bilinir. Telefon numaralarımızın 7 birimden oluşması bir tesadüf değildir.”

magic-number-7

Tüm insanların kısa süreli belleklerinin kapasiteleri aynı ve bu 7 birimle sınırlı. Peki, çevrenizde gördüğünüz ve sizden farklı olduğunu düşündüğünüz kişileri farklılaştıran şeyler nelerdir?

Uzaysal Algı, Çalışma Belleği, Zaman Algısı gibi konular özel ilgi alanları arasında yer alan Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinin kurucularından olan ve Ankara Üniversitesi Fizyoloji A.D.Öğretim Üyesi Prof.Dr. Metehan Çiçek farklılıkların nedenlerini açıklıyor.

“Neden bir kişi daha fazla belleğe sahip?
Hem Kalıtsal hem de Çevresel etkenler bunu etkiler.
“Kalıtsal Etkenler” dediğimiz; Beynin doğumdan itibaren olan farklılıkları ile ilişkilidir.
“Çevresel Etkenler”dediğimizde ise bireyin içinde doğduğu aile, toplum, ona gelen uyaranlar ve eğitim ile de ilişkilidir.”

Bireyselliğimizin temelini oluşturan bellek sayesinde farklılaşıyoruz. Peki, acaba belleğimizi yeterince tanıyor muyuz?

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Gündelik hayatta belleğimizi tek bir şey gibi düşünürüz. Aslında; Belleğim iyi, kötü, güvenirim, güvenmem gibi. Aslında bilimsel olarak bu böyle değil. Farklı bellek işlevlerimiz var.

Çok kabaca, Duyusal Kayıt Belleği, Kısa Süreli Bellek ve Uzun Süreli Bellek diyebileceğimiz bir sınıflama var. Bunlardan Duyusal Kayıt Belleği, dış dünyadaki bilgileri bir fotokopi gibi depolamamızı sağlayan bölgedir. Aslına bakarsanız hiç bir ayrım yapmadan, hiç bir farklılık gözetmeden her şeyi depolar. Ama kapasiteniz bu kadar büyük olursa o zaman buna harcanacak süre çok kısadır. Yani çok depolar ama çok kısa sürede dolar. Bu milisaniye düzeyinde bir şeydir. Depolamış olduğumuz bilgilerin bazıları dikkat mekanizması sayesinde seçilir (çok sınırlı sayıda yani yüz binlerce uyarıcı içinden iki üç tanesi seçilir) ve Kısa Süreli Bellek denilen bilincimize getirilir. Bilinçte kapasite bu sefer sınırlı.. Bir öncekinde kapasite çok genişti ama süre çok kısaydı.. Burada kapasite 7 artı eksi 2 birimle sınırlı. Süre ise 2 saniye ile 30 dakika gibi bir süre ile sınırlı. Onun için Kısa Süreli Bellek diyoruz.”

kisa-sureli-bellek

İnsanlar yaşamlarında kısa süreli belleklerindeki bilgilerin kalım süresini uzatmak için bazı stratejiler geliştiriyor. Bilgileri grupluyoruz, ezberliyoruz, tekrar ediyoruz ve yeni bilgileri daha önceki bilgilerimizle ilişkilendiriyoruz. Böylece kısa süreli belleğimizde bilgileri daha uzun süre tutabiliyoruz.

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Buradaki bilginin kalıcı depoya yani uzun süreli bellek dediğimiz belkide ömrümüzün sonuna kadar aklımızda tutmamızı sağlayan depoya aktarılmasının tek yolu, yeterince tekrar etmiş olmaktır. Uzun Süreli Bellek ise; Dünya hakkındaki genel bilgilerimiz, araba kullanmak, yün örmek, bilgisayar klavyesi kullanmak, enstrüman çalmak, anılarımız (iyi ya da kötü), profesyonel becerilimiz, okulda edindiğimiz eğitim gibi her şey yani bizi biz yapan her şey ise uzun süreli bellekte depolanır.. Belleğin kapasitesi çok geniştir. Yani beynin kapasitesi sınırsız mı sorusunun cevabı – Siz atabildiğiniz müddetçe sınırsız. Depolama süreside sınırsız.”

sinirsiz-bellek

Bellek türlerinin farklı farklı olduğunu söylüyoruz. Peki bunu nasıl anlıyoruz? Kısa ve Uzun Süreli Bellek için beyinde farklı bölgelerin sorumlu olduğunu söylemek acaba mümkün mü?

Prof.Dr.Metehan Çiçek
“Bunlar içinde ayrı ayrı beyin bölgeleri sorumlu tutuluyor. Uzun süreli hafıza için neredeyse bütün beyin sorumlu tutuluyor. Ama kısa süreli hafıza için ise özellikle prefontal korteks yani beynimizin ön tarafı daha çok sorumlu tutuluyor.”

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Peki biz bunu nasıl anlıyoruz? İnsanın beyninin içine bakabiliyormuyuz? Bu bellek türlerinin farklı olduğunu bilim adamları nasıl karar veriyor?”

Prof.Dr.Metehan Çiçek
“İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle kişiye zarar vermeden bildiğiniz MR cihazından farklı tekniklerle farklı yöntemlerle kayıt altına alınıyor.”

manyetik-rezonans-goruntuleme

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Artık biz beynin hangi bölgesi ne işten sorumluduru görebiliyoruz.. Bu çok kıymetli.”

Prof.Dr.Metehan Çiçek
“Yani kişiye MR cihazının içine koyup çeşitli bellekle ilgili testler verebiliriz ve hatırlamasını isteyebiliriz.”

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Bu esnada beyninin hangi bölgesi eşzamanlı olarak aktive oluyor onu görebiliyoruz. Bu direk olarak gözlenemeyen zihnin objektif olarak görmemizi ve hatta ölçmemizi sağlıyor.”

Prof.Dr.Metehan Çiçek
“Kişiye bellekle ilgili testi veriyoruz MR içinde ve beyninin neresinin aktif olduğunu görebiliyoruz. Mesela bir test verebiliyoruz yani bir sözcüğü hatırlama.. Bu sırada beynin wernicke ve broca alanı dediğimiz bölgelerinin aktive olduğunu gözlemliyoruz.”

Prof.Dr.Banu Cangöz
“Tıp hekimleri tarafından işitsel bir uyarıcı sunulduğunda beynimizin temporal bölgesinde bir aktivasyonun olacağı yıllardır biliniyor. Ancak bu Beyin Görüntüleme cihazlarının olması bize sadece işitsel alanda bir aktivasyon olmadığını aynı zamanda görsel alanda da aktivasyonun olduğunu gösteriyor. Beynin şu bölgesi şu işten sorumludur diye düşünmek yerine beyini “her tarafı etkin çalışan bir dinamik yapıdır” diye düşünmek çok daha önemli.”

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir