Beynin Sırları 33: Koma ve Beyin

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Normal uyku uyanıklık döngüsünden yoksun olmak, uyanamamak, bilinçli halin dışında kalmak, komada olmak ..

Beynin üst düzey karmaşık işlevleri ve bozuklukları, bunama, komalar ve beyin ölümü özel ilgi alanları olan Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL Koma halinin ne olduğunu şu şekilde anlatmaktadır:

“Koma, bilincin uzun süreli bir kaybı olarak kısaca tanımlayabileceğimiz bir durumdur. Etrafta olan bitenin farkında olmamak artı etrafta olan bitenlere karşı herhangi bir şekilde de bir tepki vermemektir.”

Dış uyarılara hiçbir cevabın alınamadığı derin bir uyku hali, bilinçsiz ve şuursuz bir durum olan koma halinde acaba kişilerde neler değişiyor?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Koma halinde olan bir insanın uyanık bir insan olmayacağı çok açıktır. Hastanın gözleri kapalı olabilir ya da kısa süreli açabilir ama çoğu zaman gözlerini açık tutamayacaktır. Etrafta olup bitenlere makul ve mantıklı uzun uzun cevaplar vermesi söz konusu olmadığı gibi herhangi bir hareket söz konusu olmayacaktır. Yani koma halindeki bir kişi genelde yatakta, gözleri kapalı, herhangi bir ses çıkarmadan (en fazla inleme şeklinde bir ses söz konusu olabilir) yatıyor olacaktır.”

Komanın birçok sebebi olabiliyor. Ancak bu sebeplerin tek bir ortak noktası var. “Beynin bu sebeplerden dolayı ilgili bölgelerinin etkilenmesi.” Peki, ilgili beyin bölgeleri acaba hangileri?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Beynin değişik bölgeleri bilinçlilik ve uyanıklık halimizi sağlamaktan sorumlulardır. Bu bölge, beynin tüm dış kabuğunu kaplayan korteks adını verdiğimiz bölgedir. Bu bölge çok önemlidir ama başlı başına yeterli değildir. Beynin daha alt bölümlerinde ve iç alt kısmında yer alan “Beyin Sapı” adını verdiğimiz bir bölge vardır. Bu bölgenin de bu işe katkısı vardır. Dolayısıyla gerek bu beyin sapı bölgesi gerekse beynin dış kabuğunu kaplayan en üst kısmında genel bir etkilenme ya da beyin sapı bölgesindeki daha sınırlı bir etkilenme koma haline neden olabilir.”

Beyinde tüm bu bölgeleri etkileyen ve kişinin koma haline girmesini sağlayan sebepler acaba nelerdir? Hastalıklar komaya sebep olabilir mi?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Soba zehirlenmesi dediğimiz karbon monoksit zehirlenmesi gibi durumlar gibi kanınızdaki doğal var olan maddelerin çok yüksek ya da çok düşük oluşu ile koma durumu ortaya çıkabilir. Komaların yaklaşık 2/3’ünün nedeni bu tür genel sebeplerdir. Ama 1/3’ü kadarı da beyin hastalıklarına bağlıdır.”

Beyin damarında ani bir kanama ya da damarın tıkanması, beyin iltihabı, sara krizleri ve kafa travmaları gibi durumlar kişinin komaya girmesine sebep olabiliyor. Farklı birçok sebebi olabilen koma hali acaba ne kadar sürebilir?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Sonsuza kadar komada kalınmaz. En uzun süre ne kadar kalınır derseniz, bir beyin hasarından söz ettiğimiz için (beynimiz geçici bir süre devre dışı kaldığından), kişi adeta çok ağır ve uyandırılamaz bir uyku halinde oluyor. Buna sebep olan durumun geçici veya daha uzun süreli olması, beyine vermiş olduğu tahribatın büyüklüğü gibi bazı faktörler göre komanın süresi değişmektedir.”

Sebebin beyinde yarattığı etkiye göre koma hali farklı şekilde ilerleyip farklı sürelerde devam edebiliyor. Ve her zaman yüz güldürücü bir şekilde sonlanmıyor.

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Bunama denen bir duruma gelebiliyor. Kişi herhangi bir evresinde bitkisel hayattan itibaren takılıp daha fazla düzelme göstermeyebilir. Sonuç olarak birkaç saatten, birkaç haftaya hatta birkaç aya kadar süren komalar olabilir. Ama şunu da unutmamak gerekir. Koma her zaman düzelen bir şey değildir. Bazen koma ile birlikte durum çok daha kötüleşip, beyin ölümü ve ölüm noktalarına da gelebilir.

Koma, bitkisel hayat ve beyin ölümü yola çıkış noktalarının aynı olduğu ancak farklı şekillerde sonlanan durumların ismi. Peki, acaba aralarında nasıl farklar var?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Komadaki kişi hala daha gözü kapalı olsa, hiç hareket etmese ve uyandırılamaz çok derin bir uyku halinde görünse de hala daha kendisi solumaya devam etmektedir. Kendi başına soluyabilmek çok önemli bir kriterdir. Bunun yanı sıra beynin bazı reflekslerinin muayene neticesinde devam edip etmediğini görebiliriz. Beyin ölümü dediğimiz noktada, artık bu derin uyandırılamaz uykunun dışında kişi reflekslerini de kaybederek kendi başına soluyamaz oluyor ve makine yardımı ile solumaya başlıyor. Bu hasta bu makineden ayrılır ayrılmaz vücutça da ölümü gerçekleşir. Komadan geri dönüş mümkündür. Fakat beyin ölümünden geri dönüş kesinlikle mümkün değildir.”

Koma ve beyin ölümü arasındaki fark çok net ve açıktır. Peki, bu net fark için beynin içine baktığınızda nelerin farklı olduğunu görürüz?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Koma durumunda beyin sapı yapıları hala değişik oranlarda çalışmaya devam etmektedirler. Beyin ölümü durumunda artık bu beyin sapı yapıları da çalışmamaktadır. Yani hasar beyin dış kabuğu ve biraz daha alt yapılarda değil beyin sapı dediğimiz beynin en hayati bölgelerini taşıyan hayatta kalmayı sağlayan yapılarında tahrip olduğu bir durum. En önemli farkı bu ve bu bölgeler hasara uğradığı zaman kendilerini tamir etme özellikleri olmadığından geri dönüş yoktur.”

Koma halinde olan kişiler yapılan muayeneler sonucunda belli refleksler gösterebilir. Peki, bu refleksler bilinçlimidir? Koma halindeki bireyler dış uyarılara cevap verebilir mi?

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Hayır, bunlar bilinçli refleksler değildir. Zaten kendisine sorulan soruya cevap verebildiği anda komadan çıktığını düşünüyoruz. Çok şiddetli bir ağrı verirseniz, çok derin komada olmayan hastalar hafif bir tepki verebiliyorlar. Çok şiddetli bir ağrı ile gözünü kısa süreli açan ve daha sonra kapatan ya da inleyen, kolunu bacağını çok kısa süre hareket ettirenler oluyor ama bu sonra devam etmiyor. Ağrıya keserseniz hasta yine o çok derin ve uyandırılamaz uyku hali içine geri dönüyor.”

Her zaman olmasa da komada kalış süresine göre kişinin yaşamında kalıcı bir takım değişimlerden söz etmek mümkün.

Doç.Dr. Ayşe BİNGÖL
“Derin bir uyku uyurken etrafınızda olanları nasıl uyandığınızda hiç hatırlamıyorsanız, aynı şey komada olan kişi içinde geçerlidir. Koma halindeki kişi etrafında olan biten hiçbir şeyi, vücuduna yapılan hiçbir şeyi, kendisine söylen hiçbir şeyi bilinci yerine geldikten sonra hatırlamayacaktır. Çünkü bunun için hafızanızın çalışıyor olması gerekir. Koma sırasında beynin bu tür üst düzey işlevi çalışmıyordur. Hafızanız çalışmıyor ve kayıt yapmıyordur. Durum böyle olunca hasta kendine gelince bu süre zarfında olanları hatırlaması söz konusu olmayacaktır. Beyin hasarı dediğiniz zaman aslında sizi siz yapan organın hasarından söz ettiğiniz için, sonradan tamamen toplanmış görünseniz de bir şeyler değişmiş demektir.”  

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir