Beynin Sırları 07: Bilinç ve Bilinç Dışı

Eylemlerimizin ya da düşüncelerimizin yaklaşık % 95’inin bilinçdışı tarafından kontrol edildiğini ve sadece %5’i bilinçli farkındalığımızın dahilinde olduğunu söyleyen Prof.Dr.Aslıhan Dönmez Bilinçdışına ulaşmanın mümkün olup olmadığını, bilinçli bellekte olan bir bilginin nasıl bilinçdışı belleğe geçtiğini ve rüyaların ve dil sürçmelerinin bilinçdışı ile nasıl bir ilişkisi olduğunu anlatmaktadır.

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Bisiklete binmek, ayakkabılarımızı bağlamak, klavyede bir şeyler yazmak, bir yandan cep telefonu ile konuşurken araba kullanmak.. Bu işleri düşünmeden kolaylıkla yapar ancak nasıl yapabildiğimizi düşünmeyiz.

bilinc-bilincalti-bilincustu

Özel ilgi alanları arasında Nörobilim Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Travmada Grup Terapisi gibi konular olan, 2005-2015 yıllarında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyeliği yapan ve şu an NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesinde Psikiyatri Uzmanı olarak görev yapan Prof.Dr. Aslıhan Dönmez “Bilincin” tanımlanmasının zor bir kavram olduğunu vurguluyor.

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Farkında olma hali diyebiliriz “BİLİNÇ” için. Neyin farkında olma hali bu? Bütün çevredeki uyaranların farkında olma hali ve kendi iç durumunun, bedensel durumunun ve zihinsel işlevlerinin farkında olma hali..”

Düşüncelerimizin duygularımızın algılarımızın farkında olma hali olan bilincin yanı sıra tanımının yapılması gereken bir başka konu ise “BİLİNÇDIŞI”.

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Bilinçdışı ise bu farkında olma halinin olmaması, yani bizim farkında olmadan zihnimizden geçen bütün düşüncelerimiz, bütün hissettiklerimiz bilinçdışı kavramının içine girer.”

Zihinsel yaşamımızın içinde olup bitenlerin neredeyse tümü bilincimizin kontrolü dışında gerçekleşiyor. Bu sayede birçok şeyi hızlı ve hatasız bir şekilde yapabiliriz.

Örneğin piyano çalarken parmaklarınızın tuşlar üzerinde nasıl hareketler yaptığını düşünmeye başladığınızda, şarkıyı çalamaz hale gelirsiniz. Bilincin devreye sokulmaması çoğu durumda en iyisidir.

bilincdisi

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“XIX. yüzyılın sonlarına kadar aslında bizim bütün eylemlerimizden ya da düşüncelerimizden bilincin sorumlu olduğu zannediliyordu. Biz her şeyi farkında olarak bilinçli olarak yapıyoruz zannediyorduk. Fakat XIX. yüzyılın sonlarında Viyana’lı bir nörolog olan Sigmund Freud BİLİNÇDIŞI kavramını ortaya attı. O güne kadar herkesin söylediklerinin aksine aslında eylemlerimizin ya da düşüncelerimizin yaklaşık %95’inin bilinçdışı tarafından kontrol edildiğini söyledi. Bu görüş bu dönem için tabii ki itirazlara neden olan bir görüştü. Fakat günümüzde Sigmund Freud’un haklı olduğunu biliyoruz. Aslında günlük hayatta bizim zihinsel faaliyetlerimizin, eylemlerimizin, kararlarımızın, duygularımızın %95’ini bilinçdışı kontrol ediyor. Sadece %5’i bilinçli farkındalığımızın dahilinde..”

Zihinsel faaliyetlerimizin kararlarımızın ve duygularımızın % 95 gibi çok yüksek bir oranını kontrol eden bilinç dışına ulaşmak acaba mümkün mü ?

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Bunun için çeşitli önerilen yöntemler var. Yine en kabul görmüş olanı bu bilinçdışı kavramını bize tanıtan Freud un önerdiği psikanaliz dediğimiz psikoterapi yöntemi..Çünkü Psikanaliz insanın ta çocukluğundan itibaren getirdiği bilinçdışında bulunan bir takım anıları, duyguları, düşünceleri inceleyen bir psikoterapi türü. Bilinçdışına ulaşmanın en çok kabul görmüş yöntemi bu. Onun dışında günümüzde maalesef bilinçdışına direk ulaşılabilecek görüntüleme yöntemi yahut ulaşma yöntemi henüz bulunmuyor. Ama bilinçdışı bize kendini hissettirir. Freud aynı zamanda rüyalarımızın bilinçdışına giden önemli bir yol olduğunu söylemiştir. Rüyadaki içeriklerin önemli bir kısmının bilinçdışımızdan gelen bilgiler olduğunu söyledi. Ayrıca çeşitli dil sürçmelerinin bilinçdışıyla ilgili olduğunu söylemiştir. Aslında günlük hayatta biz bilinçdışını dolaylı olarak hissedebiliyoruz. Öyle ki önsezilerimizin birçoğu aslında bilinçdışımızın bize yolladığı fısıltılardır. Biz karar verirken aslında bilinçdışımız bizden çok daha önce karar vermiş oluyor. Biz bilinçli bir şekilde karar verdiğimizi düşünüyoruz ama bilinçdışımızda o süreç çoktan başlamış ve bizim kararımızı doğrudan etkilemiş oluyor.”

bilincalti

Geçmişte yaşanılmış, denenmiş bilgilerin tekrar anımsanmasını belleğimiz sayesinde yaparız. Bu noktada bellek, bilinçli bellek ve bilinçdışı bellek olmak üzere birbirinden ayrılır.

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Hem bilinçli belleğimiz hem de bilinçdışı belleğimiz var. Bilinçli bellek daha dönemsel ve otobiyografik dediğimiz bilgileri içeren bellektir. Ve hipokampus dediğimiz bir yapı bundan sorumludur. Bu doğuştan henüz olgunlaşmasını tamamlayamamış olan bir yapıdır. Dolayısıyla bizim kendimize ait anılarımızın birçoğu aslında 5 yaş sonrasına aittir. 5 yaş öncesindeki anılar; daha duygusal anılar, daha emosyon içeren, daha ilkel bir takım zihinsel işlevleri içeren anılardır. “

İnsan beyni karmaşık bir bina gibidir. Odalarının oluşturulması ve doldurulması çok fazla zaman alır. Bu süreç yavaş ilerlemektedir. Beynimizin bazı bölümleri biz gençlik yıllarımızın sonuna geldiğimizde olgunluğa erişir.

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Birde bilinçli belleğimiz vardır..Lise mezuniyetimizle ilgili anılar, o gün neler giymiştik, kimlerle karşılaşmıştık vs. bununla ilgili anılar bilinçli belleğimizde olan anılardır. Biz önce bilinçli belleğimizle bazı şeyleri öğreniyoruz. Mesela araba kullanmayı düşünün.. İlk başta buna son derece konsantre bir şekilde ne yaptığımızı, nasıl vites değiştirdiğimizi, ya da gaza, frene hangi durumlarda bastığımızın gayet farkında olarak bunu yaparız. Ama bir süre sonra otomatikleşir. Bir süre sonra düşünmeyiz bile araba kullanırken şu an ne yapıyorum, vitesi nasıl değiştiriyorum diye. Dolayısıyla başta bilinçli bellekte olan bir bilgi daha sonra bilinçdışı belleğe geçebilmektedir”.

Kişiliğimiz ve davranışlarımızın çok büyük bölümü bilinçdışı öğrenmenin bir ürünüdür.

zihin

Prof.Dr.Aslıhan Dönmez
“Bellek bozuklukları olan hastalarla yapılmış çok ilginç deneyler vardır. Nörolojik bazı hasarlardan dolayı yeni bilgi kaydedemeyen ciddi anlamda beyin aktivitesi zarar görmüş hastalara 15 kelime anlatılıyor ve 5 dakika sonra anlatılan bu kelimelerin neler olduğu soruluyor. Hastalar kendilerine anlatılan kelimelerin ne olduğunu hatırlamak bir yana böyle bir egzersizi yapmadıklarını söylüyorlar. Ama onlara bazı seçeneklerle sorular sorulduğunda tesadüf payı olmaksızın yani o olasılıktan çok daha fazla oranda doğru kelimeyi seçebiliyorlar. Kendileri bilinçli olmasa bile bilinçdışıları bu bilgileri öğrenmiş oluyorlar.”

“Beynimiz sır dolu bir organ ve bunun en önemli sırlarından biri de bilinçdışı. Şu an elimizdeki bilgilerin çok azı bilinçdışının gerçekten ne olduğunu, neler içerdiğini ve ne kadar günlük hayatımıza yansıdığını açıklamaya yönelik. Bilinci daha iyi tanıyoruz. Çünkü bilinç aynı zamanda gözlemlenebilir bir şey.. Davranışlarımıza direk yansıyan bir şey ya da ölçülebilir bir şey. Bilinçli zihinsel işlevlerimizi birçok testte ölçebiliyoruz ya da bir nörogörüntüleme yönteminde bilinçli zihinsel aktiviteleri ölçebiliyoruz. Ama bilinçdışını ölçmek şu an için mümkün değil.”

“Bilinçdışı adı üzerinde o sırada kişinin farkında olarak yaptığı bir şey değil yani kişinin farkında olmadan yaptığı bir şey. Bunun için bir dış gözlemci farkında olacak ve o sırada bunun nasıl bir işlem olduğunu da bilecek ki bunu araştırabilsin. İşte beynin sırrı bence orada başlıyor. Bilinçdışı gerçekten de beynin sırrının önemli bir kısmını oluşturuyor.”

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir