Beynin Sırları (9.Bölüm)

Beynin Sırları (9.Bölüm)

Albert Einstein, Leonardo Da Vinci, Shakespeare, Beethoven, Newton, Charles Darwin, Mozart ve daha birçok isim… Onları dahi yapan neydi? Deha ile Üstün Yetenekli kişi arasındaki fark nedir? Deha’nın özellikleri nedir? Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu ve Prof.Dr.Özgür Öner TRT nin hazırlamış olduğu Beynin Sırlarının bu bölümde bu sorularının cevaplarını bizlerle paylaşmaktadırlar.

Uyanık olduğumuz her saniye beynimiz hiç durmaksızın çevremizi tanıyor ve dünyamızı öğreniyor, hareket ve duyularımızı yönetiyor ve bizi biz yapan şeyleri belirliyor, benzer şeyler yaşıyor, farklı anlamlar çıkartıyoruz. Beyinlerimizin bu işleri ele alışı Beynin Sırlarını oluşturuyor.

Onları dahi yapan neydi? Albert Einstein, Leonardo Da Vinci, Shakespeare, Beethoven, Newton, Charles Darwin, Mozart ve daha birçok isim… Bugün hepimiz bu isimleri biliyoruz. Çünkü onlar buluşları ve eserleri ile çığır açmayı başardılar. Peki nasıl?

einstein

Otizm, şizofreni, psikiyatri genetiği gibi konular üzerinde uzmanlaşmış bir isim olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi ve Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinde Araştırmacı olan Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu’na göre bir kişinin dahi olup olmadığının anlaşılabilmesi için;

“Burada “Deha” diye adlandıran kişilerin nasıl olup da öyle adlandırdıklarını hesaba katmak lazım. Bir kısmı örneğin önemli buluşlar yapmış olan bazı kişiler, doğuştan gelen farklılıklar kadar içinde bulundukları ortam, kültürel özellikler, beklentilere uygun olma vesaire gibi yapısal olmayan doğuştan gelmeyen çevresel etmenlerin de etkisiyle o nihai ürünü ortaya çıkarmış olan kişiler olabilir. Bilimde, sanatta böyle “Üstün” olarak adlandırabileceğimiz ama “Deha” demenin doğru olmayacağı birçok başarılı kişi var. Deha dediğimiz zaman gerçekten çok farklı olduğu çeşitli biçimlerde söylenebilecek nerede olursa olsun farklı bir şeyler yapacaktı denebilecek kişilerden söz ediyoruz. Böyle kişilerinde hangi alanda dahi oldukları hangi alanda çok üstün olduklarını düşünmemiz lazım farklılıkları anlamak için. Fizikte deha olan biriyle müzikte deha olan birinin birbirine benzeyen özellikleri çok fazla olmasa gerek. Çünkü hakikaten ikisinin de yaptıkları iş sırasında aktive olan beyin bölgelerinin tam aynı olmadığını veya düşünme biçimlerinin genel özelliklerinin tam aynı olmadığını biliyoruz”

cocuk-dahi

Farklı alanlarda başarı göstermiş dâhilerin bile birbirine benzeyen özellikleri farklılıklar gösterirken bu noktada üstün yetenekli ve dahi arasınaysa bir çizgi çekmek gerekiyor.

Otizm, Epidemiyoloji, Beyin Görüntülemesi, Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu konularında uzmanlaşmış bir isim olan Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Öğretim Üyesi olarak bilimsel çalışmalarını sürdüren ve Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları Merkezinde Araştırmacı olan Prof.Dr.Özgür Öner’e göre Dahilik;

“Diyorlar ki, yetenekli insanla, üstün yetenekli bir insanla bir dahi nasıl ayırt edilebilir? Üstün yetenekli bir insan kimsenin vuramadığı hedefi vurabilen kişidir. Dahi ise kimsenin göremediği hedefi vuran kişidir. Aradaki fark bu ve çok büyük bir fark. Bir kişinin dahi olması için önceden var olmayan bir şeyi bulması, bulduğu şeyin bir çığır açması veya yeni bir alanın ortaya çıkmasına yol açması veyahutta daha önceden görülmemiş bir sanatsal yaratıcılık içermesi gerekiyor. Mesela hepimizin bildiği dâhilerden biri olan Einstein… Einstein niye dahi? Çünkü Einstein’ın bulduğu Rölativite Teorisi, fiziğin tamamını değiştiren bir bölüm, önceki fiziğin neredeyse büyük oranda yok eden, Newton fiziğinde ki bütün yanlışları gösteren ve ona dayanarak nükleer reaktörlerden atom bombasına kadar, kara deliklerden uzayın yapısına kadar her şeyi pek çok şeyin anlaşılmasına yola açabilen bir buluş. Ancak bu tip şeyleri bulan insanlara dahi deniyor. Böyle olunca da tabi dahi sayısı çok az oluyor. “

beyin-anatomisi

Bir kişiye dahi denebilmesi için o kişinin hangi özelliklere sahip olması gerektiği bu şekilde açıklanıyor. Peki, bu kişiler neden ve nasıl bu şekilde davranıyor? Onları farklı yapan şey ne?

Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu
“Deha söz konusu olduğu zaman, deha ile ilişkili olan (daha ilişkili olan diyelim) tam ilişkili olan demek doğru değil çünkü belli bir yüksek işlevin tam olarak beyindeki karşılığını biliyoruz ve o bölgeden ibarettir demiş oluyoruz bu doğru olmaz ama daha çok aktif olan bölgelerde yapısal farklılıklar mikroskopik düzeyde söylenebilecek şeyler. Örneğin beynin kabuğunda korteksinde nöronların dizilişi, biçimleri, nöronları çevreleyen destek dokusunun nöronlara oranı ve nöronlar arasında beyin hücreleri arasındaki sinapsların sağlamlığı ve plastikliği değişebilme kapasitesi belli bir bölgenin çok iyi işlev görüyor olmasına karşılık gelen özellikler. Böyle bir genelleme yapabiliriz. Elbette işitsel alanda deha olabilecek veya absolut kulağı olan birinin Beynin temporal lobundaki işitmeyle veya müzik algılamayla ve frontal lobla ilgili olarak farklılıkların olduğunu söylemek mümkündür. Ama bunları çalışmaya imkan olmadığı için de spekilasyondan ibarettir bir ölçüde.”

brain

Prof.Dr.Özgür Öner
“Zaten beyin bazındaki değişiklikler çok büyük oranda genetik yapıdan kaynaklanıyor. Genetik yapı dediğimiz şey aslında dinamik bir durum. İnsanda bulunan pek çok gen çoğu zaman aktif. Zaman zaman açılıyor kapanıyor. Kritik dönemleri var. Genetik yapı aktif bir yapı ve çevre ile etkileşiyor. Bazı genler bazı çevresel durumlarda aktif, bazı durumlarda da aktif olmuyor. O yüzden de her şeyin aslında üç aşağı beş yukarı özellikle bizim ilgilendiğimiz psikiyatrideki konuların hepsinin bir genetik yatkınlık üstüne bir çevresel etkenle ilişkilidir. Bu yüzden de genetik yatkınlık üstüne bir çevresel etkin olması lazım. Çevresel etki olmadan Deha olmak mümkün değil. Çünkü daha önceden tanımladığımız gibi Deha bir kapasite değildir. Yani gerçekleşmiş bir şey olması gerekiyor. Gerçekleşmiş bir başarı olması gerekiyor. Deha olmanız için bir testte 500 puan almanız sizi deha yapmıyor. Sadece zeki bir insan yapıyor. O yüzden de sadece zeka ya da herhangi bir başarı ya da yetenek Deha olmak için yeterli değil. 3 şey gereklidir. Birincisi Yetenek veyahutta özel beceriniz veya üstün zekanız olması lazım.. Bunun yanı sıra yeterli imkanları bulmanız lazım yani çalışacak ve onu üretecek bir yerde olmanız lazım. Üçüncüsü de kişilik yapısı olarak devamlılık gösteren ısrarcı ve azimli bir insan olmanız lazım. Çünkü bütün deha olarak gözüken insanlara baktığımız zaman bunların inanılmaz çalışkan insanlar olduklarını görüyoruz. “

sinaps-baglantilar

Genetik ve çevresel faktörler eğitim tutku azim ve çok çalışma gibi faktörleri yaşamlarında bir araya getiren ve zamanının tümünü belli bir konuya ayırıp böylece farklı yetenekler ortaya koyabilen dahiler sanıldığı gibi yalnız ve mutsuzlar mıydı?

Prof.Dr.Cem Atbaşoğlu
“Nöronlar arasındaki (beyin hücreleri) sinapsların sağlamlığı ve plastikliği, değişebilme kapasitesi hep belli bir bölgenin çok iyi işlev görüyor olmasına karşılık gelen özellikleriyle böyle bir genelleme yapabiliriz. Bu konuda çok kesin olarak bir şey okumuşluğum veya görmüşlüğüm olmamakla birlikte, genel olarak bir damgalayıcı söz olarak değilde nötür bir gündelik bir kelime olarak kullanacak olursak deliliği ben böyle kullanmayı seviyorum çünkü olumlu ya da olumsuz bir anlam yüklemeden psikoz ve gerçekle ilişkinin kopuk olduğu dönemlerin varlığı anlamında. Delilik dönemleri olan gerçekle bağlantısının kopuk olduğu dönemler olan ressamlar, müzisyenler, fizikçiler var ama bu bütün dahilerde mutlaka bir tür psikoz vardı anlamına gelmediği gibi kısa süreli psikozlar her zaman kronik bir psikoz hastalığı örneğin şizofreni anlamına da gelmeyebilir. “

dahiler

Prof.Dr.Özgür Öner
“Onları dahi yapan neydi? Onları dahi yapan şuydu;
1- Doğuştan gelen üstün becerileri ve muhtemelen beyindeki bu birleştirme alanlarının daha iyi çalışıyor olması,
2- Hepsinin bir şekilde gerekli eğitimi ve desteği almış olmaları,
3- Hepsinin de çok fazla çalışmış olması.”

Sosyal Medyada Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.