Hayatta çok önemli şeyler yapabilmek istiyorsan, her zaman aç olmak zorundasın..

Hayatta çok önemli  şeyler yapabilmek istiyorsan, her zaman aç olmak zorundasın..

Dünyaca ünlü kişisel eğitim gurusu, DJ ve politakıcı olan Les Brown (Leslie Calvin) bir gün Bay Washington’a ünlü bir DJ olmak istediğini söylediğinde;

“Les Brown, Hayatta kayda değer bir şey yapabilmek istiyorsan, her zaman aç olmak zorundasın !” dedi.

İyi bir DJ olmak için, her gün pratik yapılmasının gerektiğini söylediğinde, Les Brown kendisinin işsiz olduğunu bahane etti. Fakat Washington, bu bahanenin çok yersiz olduğunu, bir fırsat çıktığında hazırlıksız olarak yakalanmaktansa, fırsatlar insanın karşısına çıkmadan hazırlıklı olmanın her zaman daha iyi olduğunu ısrarla belirtti.

Les Brown böylece her gün kendini bu konuda geliştirmeye başladı. Bundan sonra yaşadıklarını kendisi şu şekilde aktarmaktadır:

Kendimi geliştirmeye  çalışıyorken, MBWA’de  DJ’liğe  başvurdum. Milton Butterball  adında  bir adama gittim.

“Nasılsınız? DJ olarak işe  girmeyi istiyorum ,” dedim.

“Hiç yayın tecrüben var mı ?” dedi.

“Hayır,   yok”  dedim  ben de .

” Gazetecilik geçmişin  var mı peki ? ” dedi.

“Hayır , yok ” dedim.

“Sana uygun iş yok o zaman bizde ,” dedi.

“Peki”  dedim ve Bay Washington’a geri gittim.

Ona durumu anlattığımda, “Bunu  kişisel olarak alma, Bazı insanlar o kadar olumsuzdur  ki, bir  ‘evet‘ demeden önce  yüz defa ‘hayır‘  derler. Bir daha  git ona” dedi .

Ben de yine gittim. Tekrar “Nasılsınız, Ben Les Brown ” dedim ona.

“İsmini biliyorum , yine ne istiyorsun ? ” diye sordu.

“DJ olarak işe alımınız  var mı ?” dedim.

“Dün sana hiç  iş yok demedim mi ?” dedi.

“Belki birileri  işten atılmıştır  efendim” dedim.

“Hiç kimse atılmadı , şimdi çık git buradan “dedi  bana.

Sonraki gün  tekrar geldim, yine ” Merhaba Bay  Butterball, nasılsınız ?”.

“Peki  şimdi ne istiyorsun yahu ? ” dedi bana .

“İş imkanınız  var mı  öğrenmek istiyorum ” dedim.

“İki gündür sana uygun iş yok demiyor muyum  ben?” dedi.

“Evet efendim  ama belki  biri hastalanmış veya ölmüştür ” dedim.

“Kimseye öyle birşey olmadı, bir daha buraya geri  gelme” diyerek beni  tekrar kovdu.

Sonraki gün  onu hiç tanımıyormuş  gibi  geri geldim.

“Merhaba Bay Butterball, nasılsınız ?”  dedim ona.

Bana öfkeyle baktı  ve “Git bana bir kahve getir !” dedi.

les-brown-dj

“Peki efendim” dedim ona. Kahvesini verdikten  bir zaman sonra, yemeklerini de getirdim. Kontrol odalarındaki  DJ’lere  de yemek götürüyordum ve onlar benden odadan çıkmamı  isteyene dek  odayı  terk etmezdim.

Sonraları,  kasabaya  gelen ünlüleri de  almam için güvendiler. Four tops , Temptations, Diana  Ross  ve  Supremes gibi ünlülerdi bunlar. DJ’lerin uzun Cadillac’larıyla  onları Miami  kumsalı  boyunca dolaştırırdım. Ehliyetim yoktu ama ben varmış gibi kullanırdım.

Sonra bir gün, Salı günü öğleden sonra, ben radyodaydım ve  Rock  adında bir DJ de hem yayındaydı hem de içiyordu. Oradaki tek kişi  de bendim, kontrol odasından ona bakıyordum. İleri-geri  yürüyüp duruyordum. Hazır ve  açtım! “

İç  Rock , iç ”  diyordum. İsteseydi ona biraz daha  içki bile getirebilirdim. Telefon çaldı, arayan müdürdü . Telefonu açtım.

“Les, ben Bay Klain” dedi.

“Biliyorum” dedim.

“Rock programı bitiremeyecek ” dedi.

“Biliyorum” dedim ” Diğer DJ’lere  telefon eder misin? ” dedi

“Evet efendim ” dedim ona. Telefonu kapattım  ve  ” Bu adam beni deli mi sanıyor ne ” dedim  kendime.

Annemi ve kız arkadasımı aradım ” Radyoyu açın, birazdan yayındayım” dedim. 20 dakika kadar  bekledim. Müdür geri aradım ve “Kimseye ulaşamadım,” dedim ona .”

Genç adam, içeride  nasıl çalışıldıgını biliyor musun? ” dedi.

“Evet” dedim.

“Git ve içeriye otur  o zaman ” dedi.

“Peki efendim ” dedim ben de. Kontrol panelini oraya  gecmek icin sabırsızlanıyordum. Fingertips isminde eski bir Steve Wonder  şarkısı koydum. Oturdum  ve “İşte bu ben, LB-3P: Plak Patlatan patronum ben, Benden öncesi  de yoktu  sonrası da yok işte bu yüzden tekim ben, Sertifikalı kaliteli  raggaenin  verdiği tatmin  isimdir benim “. “Bana iyi bakın , sizin aşk adamınızım ben! ” dedim.

Öyle açtım ki, Öylesine açtım ki. SİZDE HER ZAMAN AÇ OLMALISINIZ!  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.