Prof. Dr. Cem Say İle Yapay Zeka Hakkında Güzel Bir Sohbet

Prof.Dr.Cem Say, 10 Ağustos 2017 Saat 17:00’de Medyascope.tv’de sunulan “Eksik Olan” programında Ömer Çeşit ve Alp Kozanoğlu’nun konuğu idi. Bu programda; Yapay Zekanın tanımı, tarihçesi, Makine Öğrenmesi, Derin Öğrenme, Robot Etiği, Yapay Zekanın geleceği ve daha bir çok yapay zeka ile ilgili önemli konulardan bahsedildi.

“Yapay zekânın tanımında şöyle bir sıkıntı var. Siz onu yaptığınız zaman o yapay zeka olmaktan çıkıyor. Mesela hesap yapan bir cihaza hiç kimsenin aklından geçmez yapay zeka demek. Oysa ilk Leibniz onu 1600’lü yıllarda icat ettiğinde “vay canına insan düşüncesinin böyle ulvi bir bölümünü makineler yapabildi, artık bundan sonra sonumuz ne olacak?” diye insanlar düşünmüş.”

YAPAY ZEKÂ

“İnsanların bilişsel faaliyetlerini taklit eden ya da bir insan yaptığında “aaa zeki bir insanmış” dedirten işleri yapabilen sistemlere Yapay Zekâ denir. Ama bir takım öyle işler var ki onları insanlar çok kolay yapabiliyor ve bunu bilgisayara aynı performansla yaptırabilmek zor oluyor. Bunu yeni yeni fark ettik. Bir görüntünün içinde bir insanın resminin var olup olmadığını tanımak meğerse zor bir problemmiş. 1956’ta yapay zeka projesi ilk çıktığında insanlar bunun bu kadar zor bir problem olduğunu bilmiyorlardı. Yapamayınca öğrendiler ve son 5-10 yılda bu yapay öğrenmedeki büyük devrim niteliğindeki ilerlemeler sayesinde artık o problemi de çözebildik. Genelde bilgisayarınızın giderek daha akıllı olmasını, mümkünse insanların bile yapamayacağı işler yapmasını sağlamaya çalışan bilim ve teknolojik araştırma dalına yapay zeka diyoruz.”

YAPAY ÖĞRENME VE MAKİNE ÖĞRENMESİ

“Bilgisayarlara bir bilgiyi birkaç değişik şekilde verebiliriz. Ya babadan kalma programlama yönetimi ile verebiliriz. (Bir işin nasıl yapılacağını adım adım bütün detayları ile biz biliriz ve önce şöyle yap sonra böyle yap, bu olursa şunu yap, yok o olmazsa bunu yap diye bütün akış diyagramı dediğimiz bütün olasılıkları göze alarak bir talimatname verebiliriz). Bir takım işleri bilgisayara böyle öğretebiliyoruz. Takdir edersiniz ki sadece kendimizin adım adım nasıl yapıldığını bilebildiğimiz işleri ancak bu şekilde öğretebiliyoruz.”

“Bir takım insanların kafasındaki donanımın rahatlıkla yapabildiği işleri ise adım adım nasıl yaptığımızı biz bilmiyoruz. Çünkü evrim süreci sonucunda beynimizde görüntü tanıyan, ses tanıyan bir takım sinir devreleri evrilmiş ama adım adım ne yapmakta olduklarını biz bilinç seviyesinde hissedemediğimizden tanımlayamıyoruz. Ben resme baktığımda annemin resmini kolaylıkla tanıyabiliyorum. Hangi adımlardan geçerek o ışık noktaları bütünün başka birisi değil de başkasının değil de benim annemin görüntüsü olduğunu anlayabilecek şekilde algoritmik olarak o işin detayını bilmiyoruz.”

“Yapay öğrenme burada devreye giriyor. Epeyce uzun bir süre önce insan beynindeki sinirlerin arasındaki bağlantıların değerlerinin güncellenmesine benzeyen onu temel alan bir algoritma keşfedildi.  O şekilde yapılandırılmış bilgisayarlara bir sürü örnek gösterirseniz ve o örneklerin de öğretmek istediğiniz kavramı içeren ya da içermeyen örnekler olduğunu da ayrıca etiketleyerek kendiniz bilgisayara girdi olarak verirseniz, bilgisayar bir süre sonra hakikaten daha önce göstermediğiniz örneklerde bile o kavramı doğru şekilde teşhis edebiliyor.”

“Bu şekilde bizim öğrenme derken kastettiğimiz şeyi bilgisayar yapabiliyor. Burada siz adım adım talimatı veren kişi değil sadece örnekleri gösteren –Bak bu evet demen gereken bir tip örnek çünkü bunda gerçekten annemin resmi var, bu hayır demen gereken bir örnek çünkü bunda annem yok diyen kişi oluyorsunuz.”

“Yapay Öğrenme bu şekilde ortaya konulduktan sonra uzun yıllar tam istenen performansa ulaşamadı. Çünkü bu algoritmayı çalıştırabilmek için gereken bilgisayar hızına, belleğine ve en önemlisi o bol miktardaki örnek olacak verilecek veriye sahip değildik. Sonra teknolojide çok güzel birbirini tamamlayan birkaç ilerleme oldu. Hem bilgisayarlar daha hızlandı, bellekler daha çoğaldı. Birde internet denen şey sayesinde insanlar deli gibi kendi resimlerini çekip hem de etiketleyerek resimleri bilgisayara kendi istekleri ile vermeye başladılar.”

“Facebook şirketinin istemediği kadar çok böyle devasa bir veri tabanı oldu. Buradan hareketle bahsedilen algoritmayı çalıştırıp biz uzmanları bile bu kadar çabuk zamanda olmaz dediğimiz görüntü tanıma gibi bir takım problemleri çözebilen performanslara geldiler.”

“Derin öğrenme de bu sinir ağları tekniklerine son yıllarda yapılan algoritmik bir eklemedir. Yani eskiden beri bildiğimiz algoritmaya yapılan zekice bir modifikasyondur. Onun sayesinde artık daha da iyi öğreniyorlar. Bütün bu sinir ağları yapıları aslında insan beynindeki nöronların nasıl öğrendiklerine dair fikirlerimizi bilgisayara taşıyarak oluşturulmuş şeylerdir.”

ROBOT /YAPAY ZEKA ETİĞİ

“Isaac Asimov’un öykülerinin tümü neredeyse robotlara daha fabrikadayken yerleştirilmiş o etik kuralları robotların gayet sadık olarak uygulamaya çalışması ama çevredeki olayların o kuralın uygulamasının zor hatta zararlı, tam ters bir hale getireceği üzerine kuruluydu. Belki de yazarın bize vermek istediği ahlak ya da doğru davranış böyle iki-üç tane cümleye indirgenecek kadar basit bir şey değildir olmalıydı.”

“Prensip olarak, doğadaki, evrendeki herhangi bir fiziksel sistemin sergilediği herhangi bir davranışı bir makineye de bir robota da sergiletemememiz için bir neden yok.”

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir