Yapay Zekâ Ne Yapsın?

Yapay zekâ tartışması iki filozofu karşı karşıya getirmiş.

“Hangisi haklı” diye sormuşlar insanlara: Bentham mı, Kant mı?

Konu sürücüsüz arabalarla ilgili.

Genellikle yapay zekâ ve robot teknolojileri “bilim-kurgu” gibi algılanır. Oysa durum öyle değil. Sürücüsüz araba yavaş yavaş sokaklarda belirmeye başladı.

Yapay zekâ uzmanları, aşılmaz gibi görünen teknik sorunları bir bir aşmışlar fakat bu kez karşılarına “teknik olmayan” sorunlar çıkmış. Üstelik bu “teknik olmayan” sorunları da nasıl çözeceklerini pek bilemiyorlar. Konuyu basit bir senaryoyla şöyle anlatabiliriz. Diyelim ki yapay zekâ tarafından kullanılan arabanın freni patladı. O sırada yaya geçidinden iki kadın geçiyor. Birinin yanında iki kız çocuğu var. Çocuklar 5 ve 8 yaşlarında. Diğer kadın kucağında bir bebek taşıyor.

Araba eğer direksiyonu kırmazsa 5 kişinin ölümüne neden olacak. Arabada tek kişi var. 50’li yaşlarda bir erkek. Eğer arabayı kullanan yapay zekâ, direksiyonu sağ veya sola kırarsa duvara çarpacak bu kez arabadaki yolcunun ölümüne neden olacak. Soru şu: Arabayı kullanan yapay zekâ ne yapmalı?

MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) yapay zekâ konusunda Amerika’nın saygın üniversitelerinden biri. Buradaki uzmanlar, “Moral Machine” adıyla bir yazılım geliştirmişler. Yani “ahlak makinesi”.

Bu makine yukarıda aktardığıma benzer yüzlerce senaryo oluşturmuş. Web sitesine bağlanan (http://moralmachine.mit.edu) insanlara anketler uygulanmış. Yanıt aradıkları soru çok basit: “Yapay zekâ bu gibi durumlarda nasıl davranmalıdır?”

Bu anketlere bütün dünyadan 5 milyon insan katılmış.

Sonra iki filozoftan da ilham alarak soruları şöyle formüle etmişler.

Bentham’a göre, araba faydacı bir etikle hareket etmelidir. Hasarı ve yaşam kaybını en aza indirmeye çalışmalıdır. Bu eylem bir kişiyi öldürecek olsa da.

Kant’a göre araba, vazifesinin icabına göre hareket etmeli. Prensiplere sadık kalınmalıdır. Ve prensiplerden biri de şöyledir: Öldürmeyeceksin. Dolayısıyla yukarıdaki örnekte, bir insana zarar verecek şekilde hareket etmemelidir. Araba kendi haline bırakılmalıdır. Daha fazla insana zarar verecek olsa bile.

Yapılan ankete katılanlara “Hangi filozofa katılıyorsunuz” diye sormuşlar. Büyük çoğunluk Bentham’a hak vermiş.

Fakat ankete katılanlara bir soru daha sorulmuş: “Bentham’ın ilkelerine göre hareket eden bir arabayı satın alır mısınız?” Bu kez ankete katılanların neredeyse tümü, “Hayır” yanıtını vermiş.

Ankete katılanlar, alacakları sürücüsüz arabanın her ne olursa olsun, kendilerini koruması gerektiğini söylemişler. “Aksi halde o arabayı satın almayız” demişler.

Ne olacak şimdi?

Hakan Kara- Cumhuriyet

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TurkeyEnglishFrenchRussia