Yapay Zeka ve VİCDAN

Güneş Gazetesinin duayen araştırmacı ve yazarlarından Ömer Özkaya’nın 23 Mayıs 2016 tarihinde Güneş Gazetesinde yayınlanan “Yapay Zeka ve VİCDAN” başlıklı yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum…

Amerika yaklaşık 100 yıldır, havada, karada, denizde ve uzayda; dilediği her şeyi yapmak üzere Tanrı tarafından yetkilendirilmişçesine davranıyor, bu esnada dünyanın geri kalanı ise, uluslararası hukuka harfiyyen uymaya zorlanıyor. Amerika, diğer tüm devletlerden ayrı, özel bir konumu olduğunu iddia ediyor ve buna sırtını dayayarak, üstelik de düzmece delillerle, dünyanın herhangi bir bölgesini işgal edebiliyor, yüzbinlerce insanı öldürebiliyor. Bir önceki dönem de İngiltere benzer davranışlarda bulunmuştu.

Amerika bugün, istediği yerde istediği şeyi yapmasına imkân veren tek kutupluluğun devamı için yoğun çaba gösteriyor. Çünkü gayet iyi biliyor ki; küresel barış ve istikrara giden tek yol, son otuz yıldır ABD’nin istismar ettiği tek-kutupluluğa, çok-kutuplu bir alternatif bulmaktan geçmektedir. Bu noktada üçüncü ülkeler, ABD’ye muhalif gibi görünen Rusya’nın samimiyetinden şüphe etmekte, dünyayı beraber idare etmek üzere, iki ülkenin gizli ortak bir ajandaya sahip olup olmadıkları konusunda Moskova’yı inandırıcı bulmamaktalar. Öte yandan birtakım belirsizliklere rağmen uluslararası güç dengesi, hızla Batı’dan Doğu’ya kaymakta.

Peki Batı, bu kayışı seyredecek mi? Hükmünün bir süre daha devamı için bir şey yapmıyor mu, yapmayacak mı? Gerçekte mücadele, sadece Doğu ile Batı arasında mı? Küresel savaşın gerçek tarafları kim? İnsanlık, ideolojik, etnik, mezhebi çatışmalar içinde oyalanırken, alttan ve derinden aslında başka bir ajanda mı takip ediliyor? 19. Yüzyıl’da demire can vererek Tanrı’nın yarattığı biyolojik ulaşım vasıtalarına kat kat üstünlük sağlayan Batı, şimdi neyin üzerinde çalışıyor?

Amerika’da son yıllarda yüzlerce insansız hava aracı operatörü istifa etti. Bu askerlerin, göstermelik te olsa yargılanmamış masum insanların ölümünü izlemekten doğan aşırı stresten şikâyetçi oldukları yazıldı, çizildi. Ancak istifaların ardında çok daha ciddi nedenler var.

Bilindiği gibi insansız hava araçları (İHA) uzun yıllardır Pentagon ve CIA tarafından istihbarat operasyonları ve “terörist”leri yok etmek için kullanılmakta ve İnsansız Hava Aracı pilotu sayısı, insanlı uçak pilotu sayısını çoktan geçti. Bu operatörler, eylemlerinin yasa dışı olduğunu, bundan dolayı oldukça ağır cezaların kendilerini takip edebileceğini biliyorlar. Çünkü yönettikleri araçlar, uluslararası hukuku hiçe sayarak, ülkelerin egemenliklerini ihlal etmekte, yani aslında birer işgalciler. Ayrıca İHA saldırılarında ölenler sadece “terörist”ler değil, masum çocuklar, kadınlar da ölüyor. Uçaklar üzerindeki kameralar üzerinden İHA operatörleri, insanların ölümünü ekrandan bir video oyunu gibi izlemekte, vicdan azabıyla şiddetli depresyonlar geçirmekteler. Çünkü her şeye rağmen en nihayetinde insanın tabiatı, katılaşmaya bir sınır koymaktadır. ABD şimdi mesleğin cazibesini artırma ve vicdan duygusunun henüz tam gelişmediği yaş aralığında operatör istihdamı peşinde.

Batı’da mutlaka takip edilmesi gereken bilimsel merkezlerin nereler olduğu konusunda bilgi sahibi değiliz. Pentagon’a bağlı DARPA bunlardan birisi. NASA ve DARPA birlikte, yeni ve yaşanılır gezegenler bulmaya çalışıyor. Bu iki kuruma bağlı “Uzmanlar bir gün buldukları yaşanabilir gezegenlerden birinde akıllı yaşam formlarıyla karşılaşabileceklerini de belirtiyorlar. Araştırmacılara göre, büyük bir ihtimalle de bu akıllı yaşam formaları yapay zekâya sahip olacak. Uzmanlar ayrıca çok da uzak olmayan bir gelecekte, biyolojik yaşamla yapay yaşamın bir noktada birbirlerine entegre olabileceğini düşünüyorlar.” (Amerikanın Sesi – 20 Aralık 2014)

Batı, vicdanı tamamen devre dışı bırakma, insan beyninin yerine yapay zekâyı koyarak, süper akıllı robotlarla tüm evrende biyolojik yaşam formlarına üstünlük sağlama peşinde.

Asya Yüzyılı yaklaşmakta mı, bunu bir kez daha düşünmeli.

Ömer ÖZKAYA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir